LOZAN VE İSMET PAŞA

2017-07-23 15:17:00

LOZAN VE İSMET PAŞA

ZAMAN       : 24 Temmuz 1923

YER             : İsviçre’nin – Lozan kenti

TARAFLAR: Türkiye ve İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, bugünkü Rusya (o günkü SSCB) ve Yugoslavya

NEDENLERİ: Ünlü şair Yahya Kemal Beyatlı’nın:”Kimse kızmasın Rıza Tevfik’e/ Sevr’i imzalamaya gitti diye/ Zira idam olacak mahkûmun/ Çektirirler ipini çingeneye. “ dörtlüğüyle yorumladığı ” Sevr Antlaşması, TBMM’ce reddedilince itilaf devletlerinin desteklediği Yunan Ordularının TBMM Ordularınca yenilgiye uğraması, Türkiye’nin bağımsızlık özlemi.

AŞAMALARI: Antlaşmayı hazırlayan konferans 20 Kasım 1922’de başladı. 1.Paylaşım Savaşı’ndan yenik çıkan müttefiklerden ayrı olarak, o savaşın kazananlarıyla eşit düzeyde barış masasına oturdu Türkiye. Masadaki Osmanlı Hükümeti grubu, 1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırılınca toplantıdan ayrıldı; çünkü Osmanlı Devleti resmen son bulmuştu. Bizi Dışişleri Bakanı İsmet Paşa  (ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Rıza Nur,  Trabzon Milletvekili Hasan Saka) temsil ediyordu.  İngiltere’yi Dışişleri Bakanı Lord Gürzon, Yunanistan’ı Başbakan Venezilos, Fransa ve İtalya’yı İstanbul’daki Yüksek Komiserleri, Büyükelçiler temsil ettiler. Birinci bölümde Osmanlı borçları, Batı Avrupa ülkelerinin ayrıcalıkları, Kapitülasyonlar ve İstanbul’un, Boğazlar’ın boşaltılması konuları dışında anlaşma sağlandı. Çok önemli olan bu konular için görüşmeler kesildi. İkinci bölüm 23 Nisan 1923’te başlayabildi. Birtakım sorunların (örneğin Musul) daha ileri tarihlere ertelenmesi kararıyla Konferans imza aşamasına geldi. Bu sefer de İsmet Paşa başkanlığındaki kurulla Rauf Orbay Hükümeti arasında anlaşmazlık çıktı. Sinirli bir bekleyiş başladı. TBMM Başkanı Mustafa Kemal’in girişimiyle çözüldü sorun. TBMM Hükümeti, tüm dünyaca, resmen tanınmış, Bağımsızlık Savaşı zaferle noktalanmış oluyordu.  

ÖZELLİKLERİ: 143 maddedir, TC’nin sınırlarını çizer: İmroz, Bozcaada, Tavşan adaları bizde; 12 Adalar İtalyanlarda, İskenderun Sancağı ile Trakya’da bir kısım topraklar (şimdilik) sınır dışında; Yunan adaları silahtan arındırılmış biçimde ve karasuları 3 mille sınırlı… Kapitülasyonlar tümüyle kaldırılmış; Osmanlı borçları (İmparatorluktan ayrılmış öteki ülkelerle belli oranlarda paylaşılmış olarak) ödenecek… Boğazlar rejimi 1936’da Montreux Sözleşmesi’ne kadar komisyon denetiminde… Bu sözleşmeyle denetim dışı ve silahlanmaya açık… 1929’a kadar dış ticarette belli koşulların kabul edilmesi, sözleşmenin 9. maddesiyle Kabotaj Hakkının alınması… Ve Lozan Barışı 23 Ağustos’ta TBMM’ce 213 oyla onaylandı; 227 Milletvekili vardı salonda. Onaydan sonraki 6 hafta içinde İstanbul ve Boğazlar boşaltılacaktı. 4 Ekim’de tamamlandı bu. Ve İstanbul yine bizim oldu.

LOZAN buydu. Tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti tapusuydu. Ya İsmet Paşa? Sayın Necdet Uğur’un deyişiyle halkını içinde duyanlardandı. Tarihte yaşayanlardandı. Kendini ülkesine adamışlardandı. Lozan’da iplerin kopma noktasında Hükümet’inden imza yetkisi alamayınca Gazi’ye başvuran, onay isteyen sözcüydü. 19 Temmuz’da Gazi’sinden: “Hiç kimsede tereddüt yoktur. Kazandığın başarıyı en sıcak samimi duygularımızla kutlayarak, usulen imza edildiğinin bildirilmesini bekliyoruz kardeşim!” telini alarak, üzerindeki dağlarca ağırlığın kalktığını duyumsayan sorumluydu. Bu minnetini: “Her dar zamanımda Hızır gibi yetişirsin. Dört beş gündür çektiğim azabı tasavvur et. Büyük işler yapmış ve yaptırmış adamsın. Sana bağlılığım bir kat daha artmıştır. Gözlerinden öperim, pek sevgili aziz kardeşim, aziz şefim!..” sözleriyle açıklayan 2.Adam’dı İsmet Paşa…

Tayyar ÜNAL-Emekli öğretmen-(26.07.08)
ANTALYA   (Köşe yazısı)

 

 

0
0
0
Yorum Yaz