BİR GERÇEK ÖYKÜ

2017-12-19 17:22:00

BİR GERÇEK ÖYKÜ (*) BİR tarihte Gazipaşa’nın Ekmel Köyü’ne bir konuk gelir. Ağırlanır Köy Odası’nda. Yedirilir, içirilir, sohbet edilir. Sohbete Hacı Kerim oğlu köyün kadısı Kadı Ali Efendi de katılır doğal olarak. Konuk sorar: “Çoluk çocuk neyin var Kadı Efendi?” “Yok, der Ali Efendi, Allah vermedi!” KONUK bir elma çıkarır cebinden, uzatır verir Kadı’ya. Der ki: “Bunu iki eşit parçaya böl, eşinle paylaş, birlikte yiyin. Bir çocuğunuz olacak; ama ben gelmeden adını koyma.” KADI Ali Efendi (adetten olduğu için, arılık niyetine her halde) bir ‘sarı lira’ verir konuğuna bu elma ikramının karşılığı olarak. Yatma vakti geldiğinden yatağı serilir, “Allah rahatlık versin!” denilir ve gidilir evlere gece yarısı. SABAHLEYİN Köy Odası’na geldiklerinde bakarlar ki konuk yok, gitmiş;  fakat kaldırılan yatağının altında Kadı Ali Efendi’nin verdiği ‘sarı lira’ durmakta… VE bir gün hamile olur Kadı Efendi’nin eşi Mümine Hanım. Dokuz ay, on gün sonra diyelim bir kız çocukları olur Kadı ailesinin. Bir beklerler, beş beklerler ad koymak için, elma ikram ederek çocuk sahibi olmalarına vesile olan konuk gelmez bir daha. Çaresiz adını Ayşe korlar kızlarının. BU Ayşe ‘nene’mizdir bizim; yani anneanne’mizdir. Annemize köylülerimiz “Anağdın” derler.  ‘Anne kadın’ yani.(kimlik cüzdanında Mümine yazmaktadır.  Ayşe, Kadı eşi Mümine’nin kızıydı ya ondan. Anneme nenesinin adını verdiklerinden.) Annemiz de Davut Ağa oğullarından Nuri Çavuş Oğlu Adil ile evlendirilir amcası tarafından. Tayyar, Nermin, Nevzat, Necla, Necmi ve Necmiye de (Adil+ Mümine Ünal ailesinin soyunu sürdürenlerdendir. KADI Ali Ef... Devamı

BİR GERÇEK ÖYKÜ

2017-12-19 17:22:00

BİR GERÇEK ÖYKÜ (*) BİR tarihte Gazipaşa’nın Ekmel Köyü’ne bir konuk gelir. Ağırlanır Köy Odası’nda. Yedirilir, içirilir, sohbet edilir. Sohbete Hacı Kerim oğlu köyün kadısı Kadı Ali Efendi de katılır doğal olarak. Konuk sorar: “Çoluk çocuk neyin var Kadı Efendi?” “Yok, der Ali Efendi, Allah vermedi!” KONUK bir elma çıkarır cebinden, uzatır verir Kadı’ya. Der ki: “Bunu iki eşit parçaya böl, eşinle paylaş, birlikte yiyin. Bir çocuğunuz olacak; ama ben gelmeden adını koyma.” KADI Ali Efendi (adetten olduğu için, arılık niyetine her halde) bir ‘sarı lira’ verir konuğuna bu elma ikramının karşılığı olarak. Yatma vakti geldiğinden yatağı serilir, “Allah rahatlık versin!” denilir ve gidilir evlere gece yarısı. SABAHLEYİN Köy Odası’na geldiklerinde bakarlar ki konuk yok, gitmiş;  fakat kaldırılan yatağının altında Kadı Ali Efendi’nin verdiği ‘sarı lira’ durmakta… VE bir gün hamile olur Kadı Efendi’nin eşi Mümine Hanım. Dokuz ay, on gün sonra diyelim bir kız çocukları olur Kadı ailesinin. Bir beklerler, beş beklerler ad koymak için, elma ikram ederek çocuk sahibi olmalarına vesile olan konuk gelmez bir daha. Çaresiz adını Ayşe korlar kızlarının. BU Ayşe ‘nene’mizdir bizim; yani anneanne’mizdir. Annemize köylülerimiz “Anağdın” derler.  ‘Anne kadın’ yani.(kimlik cüzdanında Mümine yazmaktadır.  Ayşe, Kadı eşi Mümine’nin kızıydı ya ondan. Anneme nenesinin adını verdiklerinden.) Annemiz de Davut Ağa oğullarından Nuri Çavuş Oğlu Adil ile evlendirilir amcası tarafından. Tayyar, Nermin, Nevzat, Necla, Necmi ve Necmiye de (Adil+ Mümine Ünal ailesinin soyunu sürdürenlerdendir. KADI Ali Ef... Devamı